|

  
|

Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL
(Aydınlar Ocağı Genel Başkanı)
05.03.2026
ORTADOĞU NASIL DEĞİŞTİRİLİYOR?!
Çokkültürlülük Virüsü ve Milliyetçilik isimli kitabımızın 3. baskısını koyduğumuz “2000’li Yılların İşgal Modeli ve Demokratik Örtülü İstila Hareketi” isimli yazımız bugünlerde milletlerarası hukuku çiğneyerek İran’a saldıran ABD ve onun lideri İsrail’e ışık tutmaktadır. Sözde bu iki işgalci ve kan dökmekten zevk alan ülke sözde rejimi değiştirip demokrasi getireceklermiş… Tam tersine bunlar emre itaat eden sözde liderleri İran’ın başına getirip darbe yaptıracaklardı. Asker ve emniyet güçlerine sözümüzü dinlemezseniz hepiniz öleceksiniz demişlerdir. Hedef Ortadoğu’da milli devlet ve üniter yapıyı dinamitlemektir. İçerde birbiriyle savaşacak gruplar ABD emperyalizmine malzeme olacaklardır. ABD İsrail’i rahatsız edecek üniter ve milli bir devlet bırakmak istemiyor. Türkiye’de ve Suriye’de bölücü hareketlerin onlarca desteklenmesi bundandır. İsrail hedef olması gerekirken hedefin İran tarafından ABD üslerine ve Arap ülkelerine çevrilmesini ibretle izlemek gerekir. Onlara göre, Ortadoğu’da barış için Arap ülkelerini karşı karşıya getirmektir. Bunlar birbirine düşmeli ve ABD-İsrail koalisyonu tarafından içerden yönetilmelidir. İhanetin sözcülüğünü yapanlar Türkiye’de de çoğulculuktan bahseder, Türk’e de savaş açarlar. Türk dışında kimler varsa Türk’le çatışıp özgürlüğün yolunu açmalıdır. Hedef alınan her yerde iç savaş barış ve demokrasi için önemli çözüm yoludur !!. Üniter yapılar ufalanıp bölgeleştirilmeye çalışılır. Türkiye’de bundan dolayı etnik gruplara özerklik ve egemenlik yolu açılmalıdır. Onun bunun dümenine girmiş bazı aydınlar bundan dolayı tekçilik yerine çoğulculuk görüşünü savunurlar. Türkiye, Türk egemenliğini bazı ayak takımı çevrelerle paylaşmalıdır !.
Bugün İran yarın neden Türkiye hedef olmasın ki? Başımızı kaldıralım ve gerçekleri olduğu gibi görelim. Birbiriyle itişme, gündüz ve gece mitingleri insanların birbiriyle çatışmasına sebep olabilir. Bazı siyasilerin ülkede bilerek veya bilmeyerek kimlere hizmet ettikleri açıktır. İttifak kuramıyorsunuz, hiç olmazsa aranızda değil Türkiye’yi hedef alan ve alacak olan ülke ve çevrelerle uğraşın. Türkiye’yi savunun. Molla rejimi yıllardır İslam’ı yaymak ve güçlendirmek yerine mezhebi (Şia) geliştirmek peşine düşmüştür. Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ın yanında yer almıştır. Hep Müslümanla sorunu olmuştur. İstanbul yerine ABD ile müzakerelerin İsviçre’ye ve Umman’a kaydırılması bugün maalesef sonuçlarını vermektedir. ABD ve İsrail ajanları tarafından İran işgal altındadır. Bazı üst rütbeliler bile düşmandan yanadır. Aslında dini liderlik ile siyasi liderliğin aynı şahısta birleşmemesi gerektiğinin ispatı İran gerçeğidir. İran intikam bayrağı çekmek ve halkı sokaklara sürmek yerine gereğini yapabilmelidir. Ağlayarak ve bağırarak öldürülen değerler geri getirilemiyor. Milletlerarası hukuku devamlı çiğneyen ve ABD’ye itibar kaybettiren Trump “işler iyi gidiyor” diyebiliyor. Egemen bir devletin okulları, hastaneleri yıkılıyor; 180 Türk öğrenci ölüyor ama milletlerarası kuruluşlar ortada yok. Patron ABD ne emri vermişse onlar da ancak onu yapabiliyorlar. İran’ın önde gelen liderlerinin adeta ölmek için bir araya gelmesini de anlamak zordur. Salondan ilk dışarı çıkan ve bir daha dönmeyen acaba neyin nesidir? Taraflar arasında müzakere masası açılmışken ABD’nin ve cinayet şebekesinin başı Netanyahu’nun masadan kalkarak bombalara sarılmaları ibretle izlenecek bir örnektir. İşgalciler ve ülkelerini genişletmek amacında olanlar Ortadoğu’ya kendilerine uygun yön vermektedirler. Eski ABD dışişleri bakanının dediği gibi sınırlar değiştirilmektedir.
Kısaca Türkiye’nin aşırı iddialı bazı siyasetçileri olup bitenlerden gerekli dersi çıkarabilmeli ve kayıkçı kavgasını sonlandırmalıdırlar.
*Yazarımıza görüş ve önerilerinizi merkal@istanbul.edu.tr eposta adresi aracılığıyla gönderebilirsiniz.
|